Prof. Dr. Ekrem GÜLER

Girişimsel Kardiyoloji Tanımı, Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Girişimsel kardiyoloji, kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde kullanılan hassas yöntemleri ifade eder. Bu alanda yapılan işlemler, kalp hastalarının yaşam kalitesini artırmak ve hastalıkların ilerlemesini durdurmak için kritik bir öneme sahiptir. Gelişmiş görüntüleme teknikleri ve minimal invaziv prosedürlerle, girişimsel kardiyoloji birçok kalp rahatsızlığının tedavisinde devrim yaratmıştır. Bu yazıda, girişimsel kardiyolojide kullanılan çeşitli teknikleri, hangi durumlarda uygulandıklarını ve bu işlemler sonrasında hastaları nelerin bekleyebileceğini ele alacağız.

Koroner Anjiyografi (konvansiyonel) Nedir?

Koroner anjiyografi, kalbi besleyen damarların (koroner arterler) görüntülenmesi amacıyla yapılan bir tanı yöntemidir. Kalp damarlarının boyalı bir sıvı (kontrast madde) kullanılarak görüntülenmesiyle damar darlığı veya tıkanıklık olup olmadığı tespit edilebilir. Bu işlem sırasında genellikle el bileğindeki radial arter ya da kasıktaki femoral arter kullanılır.

Koroner Anjiyografi Nasıl Yapılır?

Anjiyografi sırasında, kateter adı verilen ince bir tüp vücuda yerleştirilir ve bu kateter aracılığıyla damarlar görüntülenir. El bilek damarı (radial arter) kullanıldığında işlem sonrası iyileşme daha hızlı gerçekleşir ve hastalar kısa sürede ayağa kalkıp,  taburcu olabilir. Kontrast madde, kateter yoluyla damarlara verilir ve bu sayede kalp damarlarının durumu röntgen cihazı ile görüntülenir. Bu süreçte, damarların tıkalı olup olmadığı incelenir ve gerekirse müdahale edilmesi planlanır.

Balon Anjiyoplasti Nedir?

Balon anjiyoplasti, daralmış veya tıkanmış bir koroner arterin açılması için yapılan bir işlemdir. Bu işlemde, kateterden kalp damar içine ilerletilmiş bir tel üstünden darlık bölgesinde balon şişirilerek, damar duvarına baskı yapılır ve daralmış bölge açılır. Kan akışı yeniden sağlanarak kalbin beslenmesi düzeltilir. Çoğu durumda, bu işlem bir stent yerleştirme veya ilaçlı balon prosedürü ile birlikte gerçekleştirilir.

Stent Yerleştirme Nedir?

Stent işlemi, anjiyoplastinin bir parçası olarak, arter duvarlarına destek sağlamak amacıyla yerleştirilen küçük, metal bir yapıdır. Bu tüp, arterin daralmış bölümünde yer alarak kanın normal şekilde akmasını sağlar. Stentler genellikle uzun süreli çözüm sağlar ve damarın yeniden daralmasını önlemek için çoğunlukla ilaç salınımlı olmaktadır. teknolojik gelişim basamağı olarak ilaçsız stentler tedavide artık yerlerini ilaçlı stent ve ilaçlı balonlara büyük oranda bırakmışlardır.

İlaç Salınımlı Stentler (İSS)

İlaç salınımlı stentler, stentin yerleştirildiği bölgede damarların yeniden daralmasını önlemek için (recoil) kontrollü bir şekilde ilaç salgılar. Bu stentler, özellikle ince damarlar, uzun tıkalı segment, ana koroner darkılkarı  ve bifurkasyon adı verilen damarların ikiye ayrıldığı noktalarda avantaj sağlar. İlaç salınımlı stentler tüm dünyada standart bir tedavi olarak yaygın kullanılmaktadır.

İlaç Kaplı Balonlar 

İlaç kaplı balonlar özellikle stent takılması istenilmeyen durumlarda kullanılan yeni teknolojik ürünlerdir. Damarların uç bölgeleri, eski takılan stentlerin tekrar tıkanması, çift stent uygulaması istenilmeyen yan dallar  veya ince yan damar hastalıkları gibi durumlarda tekrar stent takılması istenmeyen durumlarda ilaç kaplı balonlar tercih edilmektedir. Bu durumlarda tekrar stent takılması metal yükün artmasına neden olacağı için tercih edilmemektedir. İlaçsız, sade balon yapılması durumunda erken dönemde aynı darlığın tekrarlaması riski sebebiyle (recoil) ilaç kaplı balonlar tercih edilmektedir. 

El Bileğinden Anjiyografi Neden Tercih Edilir?

El bileğinden yapılan anjiyografi, kanama riskini önemli ölçüde azaltır ve hastaların hızlı bir şekilde ayağa kalkmasını sağlar. Radial arter üzerinden yapılan işlemler, femoral artere göre birçok avantaj sunar:

  • Kanama riski çok düşüktür: Femoral (kasık) arter girişimlerinde %5 olan kanama riski, radial arter girişimlerinde %0,2’ye kadar düşer. Ayrıca Femoral arter girişim sonrası psödoanevrizma ve fistül gibi tekrar cerrahi işlemler gerektiren komplikasyon riski mevcuttur. 
  • Hızlı taburcu olma imkânı: El bileğinden yapılan anjiyografi sonrası, hastalar 2-3 saat içinde taburcu olabilirken, femoral arter girişimlerinde bu süre 6-12 saat olabilir.
  • Daha az komplikasyon: Radial arter, kanama komplikasyonlarını azaltır ve işlem sonrası konfor sağlar.
  • Radial arter girişimlerinde nadir olarak, en sık damarın tıkanması ve kolda ağrı problemi görülebilmektedir. 

Yapılan işlemlerde hastaların %95-98’inde el bileği üzerinden anjiyografi ve stent/ilaçlı balon uygulamaları tercih edilmektedir. Bu oran dünya standartlarının oldukça üzerindedir.

Gelişmiş Görüntüleme Teknikleri

Girişimsel kardiyoloji, doğru tanı ve etkili tedavi için gelişmiş görüntüleme tekniklerine dayanır. Bu teknikler arasında kalp damarına kılavuz tel ilerletildikten sonra bu tel üzerinden çalışan intravasküler ultrason (IVUS), optik koherans tomografi (OCT) ve fraksiyonel akım rezervi (FFR) bulunmaktadır. Bu yöntemler özellikle koroner anjiografide saptanan darlık ciddiyetinden emin olunamayan durumlarda girişime gerek olup olmadığını değerlendirmek amacıyla kullanılır. Ayrıca stent takılan hastalarda stentin daha iyi yerleştirilmesi (optimizasyonu) amacıyla da sıklıkla kullanılmaktadır. 

Intravasküler Ultrason (IVUS) Nedir?

IVUS, damar içindeki plakları ve daralmaları daha detaylı bir şekilde görüntülemek için ultrason teknolojisini kullanır. Bu sayede, damarın yapısı ve plakların yerleşimi hakkında daha fazla bilgi edinilir. IVUS, özellikle stent yerleştirme kararı alınırken hassas bir değerlendirme sağlar. Ana koroner stent takılacak hastalarda beraberinde IVUS kullanılması önerilmektedir. Bu işlem stent işlemleri gibi kolda (radyal arterden) yapılmaktadır. 

Optik Koherans Tomografi (OCT) Nedir?

OCT, ışık dalgaları kullanarak damarların iç çeperlerini detaylı bir şekilde görüntülemeye olanak tanır. Bu teknik, damar duvarlarının incelenmesi ve stent yerleştirilen bölgelerde yeniden daralma olup olmadığının tespiti için kullanılır. OCT, damarın iç yüzeyinin hassas bir şekilde incelenmesini sağlayarak doğru tedavi yönteminin seçilmesine yardımcı olur.

Fraksiyonel Akım Rezervi (FFR) Nedir?

FFR, damar içindeki kan akışının ne kadar etkilendiğini ölçmek için kullanılan bir tekniktir. Bu yöntem, damarda tespit edilen daralmanın klinik açıdan ne kadar önemli olduğunu belirlemede kullanılır. FFR ölçümleri, stent yerleştirilmesine karar vermeden önce yapılabilecek en doğru değerlendirme yöntemlerinden biridir. Fonksiyonel değerlendirmeye olanak sağlayan bu testte darlık anlamlı çıkmazsa gereksiz stent takılmamaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Koroner anjiyografi, kalp damarlarındaki tıkanıklıkların tespit edilmesi için yapılır. Damarların durumu, balon anjiyoplasti veya stent gibi tedavi yöntemlerinin gerekip gerekmediğini belirlemek için önemlidir.

Anjiyografi sırasında radial arter (el bileği) ve femoral arter (kasık) olmak üzere iki giriş yolu sıklıkla kullanılır. El bileğinden yapılan anjiyografi, daha hızlı iyileşme sağlar ve kanama riski daha düşüktür.

Balon anjiyoplasti ve stent uygulamaları işlemin kompleks olup olmamasına göre genelde 30 dk ile 2 saat arasında sürmektedir.

İlaç salınımlı stentler, ilaçsız stentlerde daha sık görülen yeniden daralmaların (restenoz) oranını azaltmıştır.

TAVI, genellikle cerrahi riski yüksek veya ameliyat imkanı olmayan ileri Aort Kapak darlığı   taşıyan hastalarda aort kapak daralması tedavisinde kullanılır. Hastaya tam anestezi ve entübasyon yapılmadan sadece sedasyon altında anjiografik yöntemlerle sıklıkla kasıktan minimal invaziv  yöntemlerle yapılan kapak değişim işlemi olduğu için hastalar daha hızlı iyileşir.

IVUS, ultrason dalgaları kullanarak damarların iç yapısını incelerken, OCT ışık dalgaları kullanarak damar iç çeperlerini detaylı bir şekilde görüntüler. Her iki yöntem de hem stent öncesinde darlığı plak yükü ve ciddiyetini değerlendirme, hem de stent koyulması sonrası optimizasyon amacıyla kullanılan yardımcı görüntüleme yöntemleridir. Her iki işlemde benzer şekilde koldan stent uygulması şeklinde koroner damaralara yerleştirilen kateterden yapılmaktadır.

Renal denervasyon, geleneksel tedavilere yanıt vermeyen dirençli hipertansiyon hastalarında kullanılır. Kol ya da kasıktan klasik anjiografi yöntemleri ile girilerek böbrek damarlarının ablasyon (yakılması) yöntemidir.  Bu yöntem, kan basıncını kontrol altına almak için böbrek damarlarına uygulanır.

Merak ettikleriniz hakkında bilgi alabilir veya randevu oluşturabilirsiniz.