Prof. Dr. Ekrem GÜLER
Kalp Kapak Hastalıkları: Belirtiler, Nedenler ve Tedavi Yöntemleri
Kalp, vücudumuzun en hayati organlarından biridir ve her gün durmaksızın çalışarak kanın vücudumuza dağılmasını sağlar. Bu sürekli çalışma esnasında kalp kapakları, kanın doğru yönde akışını düzenler. Ancak bazı durumlarda, bu kapaklar düzgün çalışamayabilir ve bu da kalp kapak hastalıklarına yol açar. Kalp kapak hastalıkları, çoğu zaman başka bir rahatsızlık için doktora başvuran bir kişinin kalbinde üfürüm duyulmasıyla tesadüfen ortaya çıkar. Ancak bu hastalıklar ilerlediğinde, yaşam kalitesini ciddi anlamda etkileyebilir. Bu yazımızda, kalp kapak hastalıklarının belirtilerini, nedenlerini, tedavi yöntemlerini ve dikkat edilmesi gereken noktaları ele alacağız.


Kalp Kapak Hastalıklarının Belirtileri
Kalp kapak hastalıkları genellikle belirgin semptomlarla ortaya çıkmaz, bu yüzden birçok insan uzun süre herhangi bir rahatsızlık hissetmeden hastalıkla yaşayabilir. Ancak zamanla, özellikle kapak işlevi daha da bozulduğunda bazı belirtiler gözlenmeye başlar.
Bu belirtiler genellikle şunları içerir:
- Çarpıntı
- Halsizlik
- Çabuk yorulma-egzersiz kapasitesinde azalma
- Nefes darlığı
- Göğüs ağrısı
- Tıkanma hissi
- Ayaklarda şişlik (vücutta sıvı birikmesinin belirtisi)
Bazı vakalarda baş dönmesi, bayılma ve hatta göğüs ağrısı da gözlemlenebilir. Bu belirtiler, özellikle kapaklardaki işlev bozukluğu ilerledikçe şiddetlenir. Eğer bu tür belirtileri fark ederseniz, en kısa sürede bir uzmana başvurmanız önemlidir. Erken teşhis, hastalığın daha ciddi boyutlara ulaşmasını önleyebilir.
Kalp Kapak Hastalıklarının Nedenleri
Kalp kapak hastalıkları birçok farklı sebepten kaynaklanabilir. Bunlar arasında doğuştan gelen kalp kapak sorunları, geçirilen enfeksiyonlar,yapısal doku hastalıkları ve yaşla birlikte gelişen kireçlenmeler yer alır. Başlıca nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Doğumsal Kalp Kapak Problemleri: Bazı kişiler, doğuştan kalp kapaklarında sorunlarla dünyaya gelir. Bu sorunlar, kalp kapaklarının gerektiği gibi kapanamaması veya açılamamasıyla sonuçlanır.
- Akut Romatizmal Ateş: Çocukluk çağında geçirilen ateşli romatizma, kalp kapaklarında hasara neden olabilir. Bu durum, zamanla kapak hastalıklarının gelişmesine zemin hazırlayabilir.
- Yaşlılık ve Kireçlenme: Yaşlanma süreciyle birlikte kalp kapaklarında kireçlenme görülebilir. Kireçlenme, kapakların sertleşmesine ve işlevini kaybetmesine neden olur.
- Kalp Enfeksiyonları: Kalp dokusunu etkileyen bazı enfeksiyonlar (örneğin endokardit), kapaklara zarar vererek hastalığa yol açabilir.
- Kalp Krizi ve Diğer Kalp Sorunları: Kalp krizi sonrası kapaklarda birincil bir sorun olmasa da bağlı olduğu kalp kasında gelişen sorunlar veya kalp yetersizliği gibi rahatsızlıklar kapakların düzgün çalışmamasına neden olabilir.
Bu nedenler doğrultusunda, kalp kapak hastalıklarının ciddiyeti kişiden kişiye değişebilir ve bazı durumlarda herhangi bir belirti vermeden ilerleyebilir. Ancak erken teşhis ve uygun tedavi, hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyebilir.
Kalp Kapak Hastalıklarının Tedavisi
Kalp kapak hastalıklarının tedavisi, hastalığın türüne ve şiddetine göre değişiklik gösterir. Hafif vakalarda genellikle düzenli doktor kontrolleri ve ilaç tedavisi yeterli olabilir. Ancak daha ileri düzeyde kapak bozukluğu olan hastalar için cerrahi müdahale gerekebilir. Kalp kapak hastalıklarının tedavisinde kullanılan yöntemler şunlardır:
1. İlaç Tedavisi
Hafif kapak hastalıklarında doktorlar, hastanın şikayetlerine göre ilaç tedavisi uygulayabilir. Bu ilaçlar genellikle hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve semptomları hafifletmek amacıyla kullanılır. Aynı zamanda kalp üzerindeki stresi azaltmaya yardımcı olan bu ilaçlar, kan basıncını kontrol altına alarak kalbin daha rahat çalışmasını sağlar.
2. Girişimsel Yöntemler
Eğer ilaç tedavisi yeterli olmazsa, girişimsel yöntemlere başvurulabilir. Bu yöntemler arasında darlık için balon valvuloplasti, transkateter kapak tamiri (TAVİ işlemi, Mitraklip, Triklip) gibi minimal invaziv işlemler yer alır. Bu teknikler, açık kalp ameliyatı yapılmadan kapakların düzeltilmesini sağlar ve genellikle daha hızlı bir iyileşme süreci sunar.
3. Cerrahi Müdahale
İleri seviye kapak hastalıklarında cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahi yöntemle kapaklar tamir edilebilir ya da tamamen değiştirilir. Cerrahi tedavi, hastanın genel sağlık durumu, yaşı ve kapak hastalığının türüne bağlı olarak tercih edilir. Kapak tamiri ya da değişimi işlemi sonrası hastaların yaşam kalitesi genellikle önemli ölçüde iyileşir.
Çarpıntı, Nefes darlığı ve Halsizliğe Dikkat
Kalp kapak hastalıklarının belirtileri her zaman belirgin olmayabilir. Erken dönemde hastalar herhangi bir şikayet yaşamadan yıllarca bu hastalıkla yaşayabilir. Ancak kapak rahatsızlığı ilerledikçe, belirtiler kendini göstermeye başlar. Özellikle çarpıntı, nefes darlığı ve halsizlik gibi şikayetler, kapaklarda bir sorun olduğunun habercisi olabilir.
Kapaklardaki sorun, kanın kalpteki akışını bozduğunda, vücutta sıvı birikimi meydana gelir ve bu durum özellikle ayaklarda şişlik olarak kendini gösterir. Nefes darlığı, çabuk yorulma ve göğüs ağrısı gibi belirtiler de hastalığın ilerleyen evrelerinde ortaya çıkabilir. Bu belirtiler, yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyebilir ve hastaların gündelik işlerini dahi yapmalarını zorlaştırabilir. Bu yüzden çarpıntı, halsizlik ya da nefes darlığı gibi şikayetler gözlemlendiğinde hemen bir doktora başvurmak hayati önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kalp kapak hastalıklarının en yaygın belirtileri arasında çarpıntı, halsizlik, nefes darlığı, efor kapasitesinde azalma ve nadiren göğüs ağrısı yer alır. Bununla birlikte ayaklarda şişlik de sıkça görülen bir başka belirtidir.
Kalp kapak hastalıkları genellikle başka bir rahatsızlık için doktora gidildiğinde, kalpte üfürüm duyulmasıyla teşhis edilebilir. Ayrıca, semptomlar ortaya çıktığında yapılan ekokardiyografi gibi özel testlerle tanı konulabilir.
Tedavi edilmediği takdirde kalp kapak hastalıkları ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Kalp yetersizliği, aritmi ile ilişkili kan pıhtılaşması ve inme gibi komplikasyonlar gelişebilir ve bu durumlar hayatı tehdit edici olabilir.
Hafif vakalarda ilaç tedavisi ve düzenli doktor kontrolleri yeterli olabilir. Ancak daha ileri düzeyde kapak hastalıklarında girişimsel yöntemler yapılabilir. Zamanla artan teknolojik imkanlarla cerrahi yapılmadan, aort kapak değişimi (TAVİ), kapaklara balon işlemleri ve mitral kapak mandallama – Mitraclip, triküspit kapağı mandallama- Triclip işlemleri günlük kullanıma girmiş ve hastaların tedavisinde çığır açmışlardır.
Cerrahi müdahale gerektiren durumlarda kapak tamiri mümkünse tercih edilir, ancak bazı durumlarda kapakların değiştirilmesi gerekebilir. Hastanın durumu, yaşı ve kapak hastalığının türü tedavi yönteminin belirlenmesinde önemli rol oynar.
Kalp kapak hastalıkları hem doğuştan hem de sonradan gelişen nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Ateşli romatizma, enfeksiyonlar ve yaşlılık gibi faktörler sonradan kapak hastalığına yol açabilir.
Cerrahi müdahaleden sonra iyileşme süreci hastanın genel sağlık durumuna ve yapılan işlemin türüne bağlı olarak değişir. Minimal invaziv yöntemlerle yapılan işlemlerde iyileşme daha hızlı olabilirken, açık kalp ameliyatı sonrası iyileşme süreci biraz daha uzun olabilir.
Kalp kapak hastalıkları her yaşta görülebilmekle birlikte, özellikle yaşlı bireylerde kireçlenmeye bağlı olarak daha sık ortaya çıkar. Ancak, çocukluk çağında geçirilen ateşli romatizma gibi hastalıklar genç bireylerde de kapak sorunlarına yol açabilir.








